ERSAĞ ÜYELİK BAŞLANGICI

2011-04-11 23:03:00

 Ersağ ürünlerini kullanmaErsağ ürünlerini kullanmanın ayrıcalığını yaşamak Ersağ firmasına kayıt yaptırmakla mümkündür. Bir çeşit abonelik olarak kayıt yaptıran üye ve firma arasında indirimli ürün alabilme anlaşması yapılmaktadır. Firma kendisi ile üyelik anlaşması yapan kullanıcılarını fazla ürün tüketme, belli miktarlarda ürün çekme zorunluluğu koymaz. Bir kez anlaşma yapıp, 100 TL lik yani 2 kredi puanlık seçtiğiniz ürünlerinizin ödemesi gerçekleştikten sonra siz artık ömür boyu %10 indirimle mal alabilecek bir şirket abonesi haline gelirsiniz. Diğer iş kazançlarının yanında sadece bu bile, Ersağ üyesi olmak için yeterli bir kazançtır. Üyelik tesis etmeniz için bir sponsora ihtiyacınız vardır. www.ersag.com.tr internet adresinden üyelik tesisi için sizden istenen sponsor numarası boşluğuna 018533 yazarsanız Ersağ Edirne grubu ile çalışan biri olacaksınız. Hoşgeldiniz.Pişman olmayacaksınız...-------------------------------------------------------------------------------- Üye olarak kabul edildiğim takdirde aşağıda belirtilen hususları kabul ediyorum. -------------------------------------------------------------------------------- 1. Bütün üyeler ERSAĞ SAN. TİC. LTD. ŞTİ.'nin Distribütörüdür. 2. Kendi adıma bireysel hareket ediyorum ve 18 yaşının üzerindeyim. 3. Tüketici ürünlerini satma işinde bağımsız olarak çalışıyorum. Herhangi bir amaç için ERSAĞ LTD. ŞTİ.'nin bir çalışanı veya temsilcisi değilim. Alacağım ücretin çalışma saatime ve şans unsuruna değil, satışta ve danışmanlık performansıma bağlı olduğunu ve alacağım ücret ile ilgili stopaj dahil olmak üzere tüm vergilerin tarafıma ait olduğunu kabul ediyorum. ... Devamı

ERSAĞ

2011-04-11 22:45:00

Ersağ firmasının, dünya standartlarında üretici olduğunu ve dünya standartlarında ürünlere sahip olduğunu belgeleyen sertifikaları: I.First Qoality Sertification (FQC)   ISO 9001 ; Kalite yönetim sistemi standartlarına uygunluk   ISO 14001:Çevre Yönetim sistemi standartlarına uygunluk   ISO 22000: Gıda Yönetim Sistemi standartlarına uygunluk   OHSAS 18001: İş Sağlığı ve Güvenliği standartlarına uygunluk belgeleri, Ayrıca. 1.Pamukkale Üniversitesinden ve daha sonra da Sağ. Bak. Refik Saydam Hıfszısıhha Enstitüsünden  alınmış, çamaşır tozlarında fosfat olmadığına dair analiz raporu 2.Pamukkale Üniversitesinden alınmış Damla Konsantreye ait 6.2 yüzey aktif madde içerdiğine ait analiz raporu 3.Pamukkale Üniversitesinden alınmış, ürünlerde kullanılan RİTHA bitkisine ait 55 etken maddeyi açıklayan analiz raporu 4.Sağ. Bak. Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsünden alınmış Genel Temizlik adlı üründe  %0.65 gibi az bir oranda non-iyonik aktif madde mevcudiyetini ve anyonik aktif madde bulunmadığını belgeleyen analiz raporlarları bulunmaktadır. Bu belge ve raporlara sahip olan Ersağ firması rahatlıkla Avrupa da dağıtılmakta ve kullanılmaktadır. Ersağ firması sahip olduğu belge ve raporların haklı gururunu yaşamakta ve duyurmaktadır. ... Devamı

ERSAĞ

2011-04-11 20:39:00

ERSAĞ; Bizzat kendisi ürettiği ürünleri MLM(Çok katlı Pazarlama) Ticaret biçimi ile üreticiye ulaştıran bir firmadır. ERSAĞ; Türkiyenin ilk ve tek fosfatsız temizlik maddeleri üreticisidir. ERAĞ;Ürünleri çevreye ve insan sağlığına asla zarar vermez. ERSAĞ; Üye müşteri doğrultusunda olduğu için ürünleri kaliteli ve eşsiz olmasına rağmen ucuzdur. ERSAĞ; Hedefleri doğrultusunda ilerlerken dünya standartlarında üretim yapan, çalışanının haklarını gözeten, üyeleri ile birlikte bir aile olma bilincini geliştiren, bir firmadır. ERSAĞ; Zengin Türkiye'nin devamını sağlamak için ürettiği ürünleri sorgulayan, çevre bilincini yerleştirmeye çalışan bir firmadır.   Devamı

ZENGİN TÜRKİYE

2011-04-04 16:34:00

Türkiye yenilenebilir enerji zengini; Her ne kadar günümüzde petrol, kömür ve doğalgaz gibi fosil yakıtlara mahkum olsak da; hem bu kaynakların tükeniyor olması hem de yaşadığımız çevre sorunları, bizi gelecekte yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeye mecbur bırakacak. Temiz enerji kaynakları bakımından son derece zengin olan ülkemiz de, bu sürecin gerisinde kalmamak için, elindeki bu muazzam imkanları gerektiği gibi kullanmak zorunda. Türkiye’nin enerji kaynaklarına bakıldığında, en büyük doğal enerji potansiyelini yenilenebilir enerjilerin oluşturduğu dikkat çekiyor. Bugün Türkiye’nin petrol ve gaz ithalatına bağımlılığı AB'den daha fazla. Gelişmekte olan bir ülke olan Türkiye’de karbon emisyon miktarı her geçen gün artmaya devam ediyor. Enerji fiyatları da oldukça yüksek. Türkiye’nin yerli kaynaklarından elektrik üretilebilecek potansiyeli 432 milyar kilovat saat. Ancak bunun 350 milyar kilovat saati kullanılmıyor.   Potansiyelimizi yeterince kullanamıyoruz Türkiye’nin tespit edilmiş olan ekonomik hidrolik enerji potansiyeli 130 milyar kilovat saat/yıl. Bu potansiyelin yüzde 35’i işletiliyor, yüzde 9'u inşaat aşamasında, geri kalan yüzde 56'sı ise proje seviyesinde. Türkiye’nin biokütle kaynakları tarım, orman, hayvan, organik şehir atıklarından oluşuyor.   Yeni geliştirilmiş olan Türkiye Rüzgar Enerjisi Atlası (REPA) ile yıllık ortalama rüzgar hızı 8.5 m/s ve üzerinde olan bölgelerde en az 5 bin MW, 7.0 m/s'nin üzerindeki bölgelerde ise en az 48 bin MW büyüklüğünde rüzgar enerjisi potansiyeli olduğu tespit edilmiş durumda. Güneş Enerjisi Potansiyel Atlası ise yıllık elektrik üretim potansiyelinin 380 milyar kilovat/saat olduğunu o... Devamı

EKOLOJİK TARIM 2

2011-03-29 10:32:00

Ekolojik (Organik Biyolojik) Tarımın Çevre İçin, Ekolojik Ürünlerin İnsan Sağlığı İçin Önemi -2- İnsan ihtiyaçlarını karşılamak için yapılan tarımsal üretimde doğa kurallarına , ekolojik bütünün işleyişine uygun doğaya ve insanlara zarar vermeyen yöntemler kullanılarak yapılan üretim şekillerine verilen ad.Bu üretim şekline, konvasiyonel, geleneksel, yaygın tarım olarak adlandırıldı. Ama uygulamaların; çevre, hayvan, bitki ve insan üzerinde olumsuz etkileri görülmeye başlandı.Toprağa ihtiyacını vermeden doping yaparak sürekli almak, aşırı İşleme toprağın yapısının bozulmasına organik madde ve canlılığını kaybedip, besin dengesinin bozulması sonucu tuzlanma ve çoraklaşma gibi sorunları beraberinde getirdi. Bazı ileri görüşlü Avrupalı tarımcılar bu gidişatın durdurulmasına karar verdiler.Aslında bu fikiri ilk olarak 1910 yılında İngiliz Albert Howard ortaya attı. 1940 yılında yazdığı tarımsal vasiyetnamesinde,alternatif bir üretim şekli olan ekolojik tarım fikrini pekiştirdi. Daha sonra Alman Rodolf Steiner, İsviçreli Mualar ve Rusch, Fransız Lemaire ve Boucher ve felsefenin Avrupadaki diğer öncüleri oldu. 1970 yılındaki Rachel Carson’un 1962 yılında yazdığı Sessiz ilkbahar, adlı kitap kutuplardaki fokların kuyruklarında önemli miktarda DDT birikimine rastlanması dönüm noktası oldu.Avrupalı bazı çiftçiler bilinçli tüketicilerin talep etmesiyle, Ekolojik, Biyolojik, Organik gibi değişik isimler verilen üretim şekline geçtiler. Amaç ürün miktarı değil kaliteli ve sağlıklı olması üretim sırasında çevreye zarar vermemekti. Önceleri yakın çevresindeki meraklıları tarafından tüketilen ürünler1980 yılından sonra ticari boyut kazanıp hızla gelişen dev bir sektöre dönüştü. Ek... Devamı

EKOLOJİK TARIM 1

2011-03-29 10:16:00

Ekolojik (Organik Biyolojik) Tarımın Çevre İçin, Ekolojik Ürünlerin İnsan Sağlığı İçin Önemi -1- Dünyamızın yaşı yaklaşık 5 milyar yıldır. İnsanın dünya sahnesine çıkması bundan 1-2 Milyon yıl öncedir. İlkel insandan günümüz insanına kadar geçen süre insanlık tarihinin % 99 nu kapsar.Dünya; evrenin en özel gezegeni, İnsan dünyanın en özel canlısıdır. Yaşam insanlara verilmiş en güzel hediye, sağlık en değerli hazinesi,Temiz, sağlıklı, dengeli bir çevrede yaşamak en temel hakkıdır.Canlıların yaşam süresi, olgunlaşma yaşının 7 katıdır. Buna göre insan ömrü 140 yıldır. Buna rağmen insan bağımlı olduğu doğaya uyup korumak yerine onu değiştirip tahrip etmeyi seçtiği için doğanın ona tanıdığı yaşam süresinin çok az bir kısmını kullanabilmektedir. Hem de sağlıksız bir şekilde.Sağlıklı bir yaşam için önce iyi bir genetik mirasa , güneşe, temiz ve bol okşijenli havaya, sağlıklı temiz suya, egzersizlere, dinlenme ve uykuya, sevginin, bilginin v emeğin yönettiği güvenli, adaletli bölüşümcü bir toplum ve ülkeye, en önemlisi doğanın kurallarına uyularak üretilen ve doğal hali korunmuş gıda ve içeceklere dengeli ve bilinçli besinlerle beslenmeye ihtiyaç vardır.Dünyamızın yaşı yaklaşık 5 milyar yıldır. İnsanın dünya sahnesine çıkması bundan 1-2 Milyon yıl öncedir. İlkel insandan günümüz insanına kadar geçen süre insanlık tarihinin % 99 nu kapsar. İnsanlar dünya sahnesine çıktığı dönemde doğada her şey mükemmel bir denge içindeydi. Önceleri sadece toplayıcılık ve avcılıkla yaşamını sürdüren insan daha sonra tarımı, hayvanları evcilleştirmeyi keşfetti. Yerleşik hayata geçti. Kendi gıdasını üretmeye başladı.Bedensel evrimi... Devamı

ETKİLEYEN SÖZLER

2011-03-25 18:00:00

    Bazı sözler tam isabet etkisi ile yaşamımızı, düşlerimizi yada düşündüklerimizi bizim yerimize söyleyiveriri. İşte yaşamı önemseyen Ersağ Edirne grubuna değen sözlerden bir demet. "Davranış, herkezin kendi imajını sergilediği bir aynadır" Gothe "Sabır; ağrıları dindiren acı bir ot gibidir.Hem can yakar hem de tedavi eder." Mevlana "En büyük kötülük, zorluklara karşı koyamamak zaafiyetinden ileri gelir"  Gothe "Uzak mesafelere ulaşmak, yakın mesafeleri aşmakla mümkündür." İmam Gazali "Gucluk kolaylikla beraberdir, kendine gel, umidi birakma! Akilli insan bilir ki, olumun arkasinda bile daha guclu bir hayat beklemektedir."  MEVLANA "Güzel söz söyleyen, kimseden kötü söz işitmez." (Firdevsi) "Kardeşim sen düşünceden ibaretsin.Geriye kalan et ve kemiksin.Gül düşünür gülistan olursun,diken düşünür dikenlik olursun" Mevlana Bilenler söyledi, Bizlere susmak ve anlamak düştü. 25.03.2011 ... Devamı

YERKEN DEĞİL YIKARKEN ŞİŞMANLIYORUZ

2011-01-06 09:04:00

Endokrin ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nuri Haksever, şişmanlığın en büyük nedeninin kalori değil, bulaşık ve çamaşır deterjanları, parfümler, şampuanlar, hazır gıda katkıları, sebzelerdeki tarım ilaçları olduğunu söyledi.Yerken Değil, Yıkarken Şişmanlıyoruz Endokrin ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nuri Haksever, şişmanlığın en büyük nedeninin kalori değil, bulaşık ve çamaşır deterjanları, parfümler, şampuanlar, hazır gıda katkıları, sebzelerdeki tarım ilaçları olduğunu söyledi.Kimyasal Kuşatması “Deterjanlardaki yabancı maddeler vücuttan atılamıyor ne kadar durulansa da bardaktan yemek tabağından yabancı maddeler gitmiyor ve katlanarak büyüyor. Bunlar kalın bağırsakta emilmiyor ama yabancı madde yağ hücreleri tarafından emiliyor. Bu da yağ hücrelerinde genişlemeye neden oluyor, hacmini genişletiyor. Kalori fazlalığı, şişmanlamada önemli bir neden fakat daha ön plana geçen başka nedenler de ortaya çıktı. Tüm kimyasal atıklar, bulaşık ve çamaşır deterjanları, parfümler, şampuanlar ve kozmetikler içindeki kimyasal sentetik maddeler, hazır gıda katkıları, hatta doğal sebzelerdeki tarım ilaçları ve diğer ilaç kalıntıları şişmanlığın en büyük nedeni haline geldi. O kadar çok kirletici vücudumuza giriyor ki bağışıklık sistemimiz bunlarla başa çıkamamakta ve yağ hücreleri de devreye girerek bu maddeleri ileride bağışıklık sistemine geri göndermek üzere absorbe etmekte.”40 Kilo Toksin Şişmanlamanın yanı sıra, hastalıklara yol açan bu toksinlere karşı uyarılarda bulunan Haksever, “Sağlıklı insanda bile 4-5 kilo toksin oluşabiliyor. Bu toksinler insan vücudunda 40 kiloya kadar ulaşabiliyor” dedi. ... Devamı

doğa

2011-01-06 08:58:00
doğa |  görsel 1
doğa |  görsel 2
doğa |  görsel 3
doğa |  görsel 4
doğa |  görsel 5
doğa |  görsel 6

SU manzaraya can katıyor, değil mi? Suyumuzu korumak insanlık borcumuz.    ERSAĞ EDİRNE Devamı

İKİ HASTA ADAM

2011-01-06 08:46:00

Ileri derecede hasta iki adam ayni hastane odasındaydılar. Adamlardan birinin her öğleden sonra 1 saatliğine oturmasına izin veriliyordu,cigerlerindeki suyun süzülmesi için. Bu hastanin yatagi odadaki tek pencerenin tam yanindaydi. Diger hasta ise hep sırtüstü yatmak zorundaydı. Bu iki hasta saatlerce birbiriyle konuşur, eşlerini, ailelerini, evlerini,işlerini, askerlik anılarını, tatilde gittikleri yerleri anlatirlardi birbirlerine. Pencerenin yanindaki hasta, her öğleden sonra oturmasina izin verdikleri saati diger hastaya pencereden gorebildiklerini anlatarak geciriyordu. diger hasta hep bir sonraki gunu iple cekmeye basladi, dışarıdaki renkli ve hareketli dünyayı dinlemek için. Pencere,icinde cok güzel bir göl olan parka bakıyordu. Ördekler ve kuğular gölde yuzerken cocuklar model bot'larini suda yuzduruyorlardi. Genc asiklar,gokkusaginin tum renklerindeki ciceklerin arasinda kol kola dolasiyorlardi. Ulu agaclar etrafi susluyor, uzaktan sehrin silueti gorunebiliyordu. Pencere kenarindaki adam bunlari muhtesem bir detayla anlatirken, odanin diger ucunda yatan adam gozlerini kapar ve bu muhtesem manzarayi hayalinde canlandirirdi. Sicak bir ogleden sonra, pencerenin yanindaki adam gecmekte olan bir senlik alayini tarif etti. Diger adam bando seslerini duyamasa bile hayalinde canlandirabiliyordu, pencere kenarindaki adamin tasviriyle. Gunler ve haftalar gecti. Bir sabah banyo yaptirmak icin su getiren gunduzcu hemsire pencere kenarinda yatan hastanin cansiz bedeniniyle karsilasti: uykusunda, huzur icinde ölmüştü. Hüzünlendi, hastane gorevlilerini cesedi disari tasimalari icin çagirdi. Uygun zaman gectigine kanaat getirir getirmez, diger hasta pencerenin kenarindaki yataga tasinmasinin mumkun olup olamayacagini sordu. Hemsire memnuniyetle istegini yerine getirdi, hastanin rahat oldugundan e... Devamı